BİLECİK'TE 'TARİH VE KÜLTÜR SOHBETLERİ'

Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Arkeoloji Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fahri Işık, konferans verdi.

BİLECİK'TE 'TARİH VE KÜLTÜR SOHBETLERİ'
11 Mayıs 2012 Cuma 15:34

BİLECİK'TE 'TARİH VE KÜLTÜR SOHBETLERİ' 2012
İlgili Galeriye Git

 Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Arkeoloji Öğretim Üyesi Prof. D Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi tarafından düzenlenen 'Tarih ve Kültür Sohbetleri' etkinliğinde 'Anadolu Frig Uygarlığı' konulu konferansa katılmak üzere Bilecik’e gelen Prof. Dr. Fahri Işık ve eşi Prof. Dr. Havva Işık, Vali Halil İbrahim Akpınar ile birlikte Bilecik ve ilçelerinde tarihi mekanları ziyaret ederek, incelememede bulundu. r. Fahri Işık, konferans verdi. Daha sonra Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi Salonu'nda düzenlenen konferansa katılan Prof. Dr. Işık,Hititlerden sonra ki 400 yıllık süreçte Friglerin bir büyük devlet çabası içerisinde olduklarını belirterek, Frig uygarlığının Yunan kökenli değil Anadolu kökenli olduğunun bugün kabul gördüğünü kaydetti.  Frig uygarlığının kültürünü, dinini ve her şeyini Anadolu geleneği ile oluşturduğunu anlatan Prof. Dr. Işık, şöyle konuştu:

   'En erken Frig örnekleri 8. yüzyılın ilk yarısından başlamaktadır. Arkeoloji, yavaş yavaş düş kırıklığına uğratmaya başladı. Frig, Anadolu'da Frig olmuştur. Bu toprağın tarihini biz yazacağız. Onu batılıya bırakmayacağız. Çünkü batılı ön yargılıdır. Frig, Yunan'ı etkilemiş. Frig dünyasında İon etkisi 6. yüzyılın başlarında ortaya çıkar. 6. yüzyıl öncesi bir İon etkisi yok. Yunan'da ölümlü kişi tanrılaşmaz. Eğer herhangi bir kral, insan tanrılaşıyorsa o Yunan değildir. Sanat ve kültür adına ne varsa önce Anadolu'nun kendisinde ondan sonra Frigya'da ondan sonra İon'ya da ondan sonra da Yunanistan'da buluruz. Öyle bir kültür düşünün ki, bir devlet değil bir coğrafi sınırı yok ama o çekirdek bölgede 1000 yıllar boyu kendi sanatı ve kültürüyle kendi yazısıyla varlığını sürdürebilmiş. Yazı çok önemlidir. Yazıya biz hep kanıyoruz. Sahiplenmeyi bilinçli bir biçimde her türlü bağnazlıktan arınmış olarak sürdürmeliyiz ve kendi Anadolu geleceğimizi bilmeliyiz.'Konuşmanın ardından üzerinde Osmanlı Armasının ve üniversite ambleminin bulunduğu tabaklarını Prof. Dr. Işık'a hediye eden Vali Halil İbrahim Akpınar da, şunları söyledi:

   'Arkeoloji, sadece bilim adamlarının, öğretim üyelerinin ve okuyanların görevi değil. Anadolu toprakları, yüz binlerce tarihi esere ev sahipliği yapıyor. Bir kısmı keşfedilmiş, bir kısmı da keşfedilmeyi bekliyor. Bir çömlek parçasından yüzyıllar arasındaki bağlantı kuruluyor. Bizler, görevliler veya kim olursa olsun tarihi eserlerimizi korumalıyız. Gördüklerimizi, bulduklarımızı en iyi şekilde değerlendirilmesi için ilgililere götürmeliyiz. Anadolu’da çok güzel medeniyetler kurulmuş, bizlerde Türkiye Cumhuriyetinde güzel bir medeniyete ev sahipliği yapar, görevlerimizi ifa ederiz.' Etkinliğe, Vali Akpınar'ın eşi Dr. Nihal Akpınar, Vali Yardımcısı Süleyman Deniz, öğretim üyeleri, Polis Meslek Eğitim Merkezi ve üniversite öğrencileri ile vatandaşlar katıldı.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.