İşçilerin kurduğu Sanat Toprak, Avrupa’da ilk üçe girdi

Firmalarını kurarken Türkiye’nin 2001 yılında yaşadığı ekonomik krizi döneminden sonra işsiz kalan arkadaşlarıyla yola çıktıklarını anlatan Sanat Toprak Ürünleri Yönetim Kurulu Başkanı Ünal Demir, 2002 yılının Haziran ayında üretime başladıklarını söyledi.

19 Mayıs 2012 Cumartesi 20:48

 Demir, "Kimimiz elindeki tazminatını koyarak, kimimiz de otomobilini ya da evini satarak bu işe parasını yatırdı. 65 kişi olarak başladığımız yolda bu gün artık 2 milyon 400 bin adetlik üretim kapasitemiz ve 330 civarında çalışanımız ile dünyanın her yerine ihracat yapıyoruz” diye konuştu. Ürettikleri porselenlerin yüzde 85’lik kısmını İsveç firması İKEA’ya ihraç etiklerini belirten Demir, SNT markalı ürünlerinin yüzde 90'ını ihraç etiklerini kaydetti. Özellikle mikrodalga fırın ve buzdolabı gibi yüksek ya da düşük ısılı ortamlara dayanıklı, stoneware türü seramik ürünler imal ettikleri bilgisini veren Demir, Avrupa'da bu segmentte üretim gerçekleştiren tesisler arasında ilk üçe girdiklerini vurguladı. Demir, şu açıklamalarda bulundu: "Üretim sürecimizde iş güvenliği, işçi sağlığı ve çevresel etkiler ile ilgili uluslararası standartlardan taviz vermiyoruz. Çevreci, çağdaş ve yenilikçi bir anlayış tüm üretim süreçlerimizde temel felsefemiz. Artık dünyada bir standart olmaya başlayan yemek temaslı ürünlerde sıfır tolerans, bizim de şirket olarak hassasiyetle üzerinde durduğumuz bir başlık. Bunun için ürünlerimiz uluslararası akreditasyonu bulunan laboratuvarlarda birçok teste tabi tutuluyor."

"Motor demeden arıtma tesisi kurduk"

Pazaryeri OSB'deki 14 bin metrekarelik kapalı alana sahip geniş tesislerinde üretimlerini sürdürdüklerini ifade eden Ünal Demir, fabrikalarında 330 kişiyi istihdam ettiklerini kaydetti. Tesislerinde ayda 2 milyon 400 bin parça ürettiklerini belirten Demir, “SNT markası ana firma ismimizden türetilerek oluşturuldu. Global ligde var olmanın gereklerinden biri olarak, ilk günden beri gerek çalışanlarımız gerekse de çevreyle kurduğumuz ilişkide mutlu ve yaşanabilir bir dünyaya katkı sunmayı amaçladık” diye konuştu. Bu konularda pasif bir konum yerine, aktif ve iyileştirici bir rolü benimsediklerini ifade eden Demir, bu nedenle daha işin başında arıtma tesisi kurduklarını söyledi. Bu yaklaşımı uluslararası sertifikalarla da taçlandırdıklarını dile getiren Demir, “ISO 9001, Kalite Güvence Yönetim Sistemi, ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi, OHSAS 18001 İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Yönetim Sistemi, Entegre Yönetim Sistemleri sertifikalarımızı aldık" bilgisini verdi. SNT Stoneware bünyesinde SNT Porselen’nin de yer aldığını sözlerine ekleyen Demir, ürettikleri porselen ürünlerde geleneksel porselen zarafeti ile stoneware dayanıklılığını birleştirdiklerini ifade etti. Demir, bu sayede estetik ve işlevselliği bir arada sunmayı başardıklarını söyledi.

"Stoneware Türkiye'de tanınmıyor"

Pekişmiş seramik hamuru grubunda yer alan stoneware türünün Türkiye'de pek tanınmadığını belirten Ünal Demir, ürünle ilgili şu bilgileri verdi: "Stoneware, tıpkı porselen gibi toprak bazlı hammaddelerin benzer süreçler ile işlenmesi sonucunda elde ediliyor. Stoneware sıklıkla seramik genel başlığı altında değerlendirilirken, ürünün ayırt edici yönleri ise vurgulanmıyor. Hammaddelerin kimyasal özellikleri ve pişirim sıcaklıkları ürünün dayanımında ve su emme oranında belirleyici oluyor. Stoneware düşük su emme oranına sahip olmasından dolayı mikrodalga fırında, bulaşık makinesinde, buzdolabında rahatlıkla kullanılabilir. Toksik madde içermez. Dış etkenlerle tepkimeye girmemesinden dolayı da kalıcı hijyen şartlarını sağlar." Estetik ve işlevselliği bir araya getirmenin temel yaklaşımları olduğunun altını çizen Demir, bunu yaratırken de kullanıcılara bizzat kendi tarzlarını sofralarına yansıtabilecekleri bir olanağı yaratmaya özen gösterdiklerini ifade etti. Herkesin, her ortamın, her mevsimin, her günün kendine özgü bir renginin var olduğunu savunan Demir, herkesin kendi rengini aradığını belirtti. Kendi rengini bulanların, daha mutlu ve huzurlu olduklarını ifade eden Demir, “Gündelik hayatın telaşlı koşuşturmacalarından çıkış için renkli yollar sunuyoruz” dedi.

“Yemek temaslı ürünlerde sıfır tolerans”

Üretim sürecinde iş güvenliği, işçi sağlığı ve çevresel etkiler ile ilgili uluslararası standartlardan taviz vermediklerini dile getiren Ünal Demir, tüm üretim süreçlerinin temel felsefesini, çevreci, çağdaş ve yenilikçi bir anlayışın oluşturduğunu vurguladı. Bu gününün dünyasında bir standart olmaya başlayan “yemek temaslı” ürünlerde sıfır toleransın, şirketlerinin de hassasiyetle üzerinde durduğu bir konu olduğuna dikkat çeken Demir, “Bunun için ürünlerimiz uluslararası akreditasyonu bulunan laboratuvarlarda periyodik kurşun-kadmiyum testlerine tabi tutuluyor” açıklamasını yaptı.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.