EKSEN KAYMASI


Mirza Bey

Mirza Bey

28 Haziran 2016, 12:38

Eksen Kayması
 
Hiçbir şey yapmadığım için bu yazıyı yazıyorum çünkü ileride, çocuklarım bana “İsraile karşı sen yaptın baba” dediklerinde onlara dürüstçe söyleyebileceğim birşeyler olsun istiyorum. Bu, işin bencilce diyebileceğimiz yönü.
1 kasımdaki genel seçime kadar mevcut hükümetin ve yakınlarının propoganda çalışması, “Yedi düvele karşı mücadele veriyoruz”, “İsrail bizi indirmek istiyor”, “Ya bizimlesin, ya İsrail’le”…
Bu söylemlerede seçmenin  %50sinden fazlası belkide içindeki israil düşmanlığının etkisiyle olumlu sinyal verdi ama seçim sonrası hava birden değişti, hükümetin üst düzey ağızlarından. “İsrail’in dostumuz olduğundan” tutunda birbirimize ihtiyacımız olduğuna kadar bir sürü söz döküldükten sonra son nokta İsrail’le anlaşmaya kadar geldi.
Bunun yanında kırgın ve kızgın birsürü inanmış gerçek dost.

Yani “Yapılan gökdelen, yıkılan HATIR”.
Sırası gelmişken belirtelim:
‘‘Türkiye’de bir eksen kayması yaşandığı doğrudur. Türkiye’nin ekseni yürekten ve bilekten çeneye doğru kaymaktadır.’’

Bir Dakika! Sizler köşe yazısı okumayı iyi bilirsiniz.
Bakıyoruz, yönetici konumunda olanlar durmadan konuşuyor. Buna karşılık ortada icraat namına bir şey olmadığı gibi söylemlerin tersi eylemler var. Oysa konuşmak vatandaşın, yapmak ise Devletin işidir.
İsrail ablukayı kaldırmayıp hafifletiyor. İsrail’e yakın medya, bunu İsrail’in bir iyiliği olarak takdim ediyor. Hükümete yakın olanlar ise bunu Türkiye’nin başarısı olarak sunuyor.
İsrail’in “ambargoyu hafifletip” Gazze’ye girişine izin verdiği gıda maddelerine bir bakalım:
Gazoz, meyve suyu, reçel, baharat, şeker, patates cipsi, bisküvi, kurabiye…
Demekki daha düne kadar bunların Gazze’ye girişi yasaktı. Bu nasıl bir insanlık; kurabiye hangi gerekçeyle yasak olabilir? Yemezsin ve bayatlar, taş gibi olur; sonra bunları alıp taş niyetine İsrail askerine atarsın. Gerekçe bu mu?
Bu da gösteriyor ki; karşımızda, insanlıktan anlamaz ve bir gram nasiplenmemiş çirkin bir topluluk var.
Aklıma merhum Erbakan’ın şu sözü geliyor. “İsrail laftan değil, ancak güçten anlar”.
Uzun sözün kısası içinde bulunduğumuz durum gösteriyor ki, terörist İsrail’in yaptıklarını, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin ise yapamadıklarını izlemeye devam edeceğiz.
Son olarak İbrahim Tenkeci’nin şu sözleriyle bitirelim:
Çiçeklere su verdim, serçeler için camın önüne ekmek koydum, Amerika ve siyonistler hakkında kötü şeyler düşündüm, sonrada şunu mırıldandım; Allah benden razı olsun…
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
H.hüsnü Avcı - 3 yıl önce
Aynen yüreğinize sağlık
Avatar
ibrahim meral - 3 yıl önce
Süper bir yazı