Osmanlı’nın kalbine bir günlük ziyaret


Mustafa ÖZDAL

Mustafa ÖZDAL

04 Eylül 2013, 11:10

 Bugüne kadar Bilecik’i hiç görmemiştim.

Ömrümün sonuna kadar da görmesem, aklıma gelmezdi.

 

Ancak geçen hafta sonu, "Keşke Bilecik’e daha önce de gelseydim" diye hayıflandım.

***

Yedinci Şehir Enstitüsü ve Bursa Muhtarlar Derneği’nin organizasyonuyla, bir grup gazeteci ve sivil toplum örgütü temsilcisiyle, Bilecik’in tarihi yerlerini gezdik.

Bu kez belediyelerin basın büroları işin içinde olmadığı için  ’çakma gazeteci’  diye tarif ettiğimiz ve bu gezilerin yolunu gözleyen arkadaşlar yoktu.

Bu bakımdan, belediyelerin basın bürolarını işgal edenlerin, Bilecik gezisini organize eden Yedinci Şehir Enstitüsü Başkanı Mutlu Çınar’ı örnek almalarını öneririm.

***

Bilecik ekibi, tam bir siyasi koalisyonu andırıyordu.

MHP’li siyasetçi Enver Yılmaz ve ülkücü sendikacı Selçuk Türkoğlu, AKP’nin eski belediye başkanlarından Yusuf Korkusuz ile eski HAS Partili yeni AKP’li Ali Mollasalih,  Cumhuriyet Mahallesi Muhtarı CHP’li Dilek Tez, KADER Bursa Şube Başkanı DSP’li Suzan Künbi, merkez sağ kökenli siyasetçi Dilek Üzümcüler...

Davetliler, bilinçli bir tercih olsa gerek.

***

Kent girişindeki Pelitözü Göleti’inde bizi Bilecik Belediye Başkanı Selim Yağcı karşıladı.

İki dönemdir Bilecik’te belediye başkanlığı yapan Yağcı, tanıtım atağına kalkmış adeta.

Kent dışından gelen kim varsa onları turizm elçisi olarak görüyor.

Bilecik, Osmanlı’nın kalbi olduğu için şehrin muhtelif yerlerinde bu özelliği öne çıkartmaya çalışmış Yağcı.

***

İmparatorluk bu topraklarda kurulduğu için Bilecik’e Osmanlı’nın kalbi deniliyor.

Osmanlı’nın tohumlarını atan devlet adamıysa, malum Ertuğrul Gazi’dir.

Ancak gördüğüm kadarıyla Bilecik’e Ertuğrul Gazi veya Osman Gazi değil, Şeyh Edebali damgasını vurmuş.

Nitekim her yerde Şeyh Edebali’nin izleri, her yerde meşhur öğretisi, "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" ifadelerini görebilirsiniz.

***

Bilecik, merkez nüfusu 50 bin toplam nüfusu 260 bin olan tipik bir Anadolu kenti...

100 binlerce turist çekebilecek bir kent değil.

Nitekim Söğüt’le birlikte görüp görebileceğiniz 3-5mekan ya var ya yok.

Ancak inanç turizmi için biçilmiş kaftan.

Söğüt’teki Ertuğrulgazi türbesi, Konik Tepe’de inşa edilmiş Dursun Fakıh’ın kabri ve eski Bilecik diye tanımlanan bölgede yükselen Şeyh Edebali’nin türbesi görülmeye değer meraklısı için.

 

Çarpık yapılaşmada Bursa’yı da geçmişler

 

Bilecik, bir sanayi kenti...

Mermer ocakları ve seramik fabrikalarının faaliyet gösterdiği sanayi sektörü başat sektör.

İlçelerdeyse tarım yapılıyor.

Üst satırlarda da belirttiğim gibi artık turizm sektörünü de canlandırmak istiyorlar.

Ancak Bursa gibi Bilecik’in de en büyük sorunu ulaşım.

Üstelik Bilecik’in kara yolları da sağlıksız.

Yani yabancı turistin gelmesi için fazlaca neden olmadığı gibi yerli turistin önünde de ulaşım engeli var.

Ancak ciddi bir tanıtım atağıyla turist çekmek için elinden geleni yapan bir yerel yönetime de sahipler.

Şehirleşmeleriyse Bursa’dan bile kötü.

Kent merkezi adeta dökülüyor.

Konutlar nerdeyse birbirine yapışık, merkez nefessiz kalmış.

Çarpık yapılaşmanın izlerini Bilecik’te de görebiliyorsunuz.

 

İşgalcilerin vicdanı

 

Ertuğrul Gazi, tarihimizin en önemli aktörlerinden biridir.

Şüphesiz kabrinin de manevi bir değeri var.

Söğüt’te bulunan Ertuğrul Gazi’nin kabrinde kurşun izleri dikkati çekiyor.

Kim ne ister Ertuğrul Gazi’nin kabrinden ve kim neden kurşun sıkar?

Maalesef bu iş, işgalcilerin marifetiymiş.

Sadece kurşun sıkmakla kalmamışlar, kabrini darmadağan etmişler.

İşgalciler kovulduktan sonra kabir onarılmış.

Avrupalılarla Türkler arasındaki fark işte bu.

Osmanlı, 600 yıllık dünya hükümdarlığında onlarca ülkeyi işgal etmesine rağmen hiçbirinin  kutsalına el uzatmamış.

Hoşgörülü yönetim anlayışı sayesinde farklı kültürlerden gelen halklar yüzyıllarca barış içinde yaşamış.

 

Madenler çıkarılsın ama...

 

Bizim Bursa’da mermer ocakları yeni yeni palazlanıyor...

Bilecik’te yer gök mermer sahası ve mermer fabrikası adeta.

İşte bu yüzden dağlar delik deşik edilmiş.

Elbette bu değerli madenimiz çıkarılsın, işlensin ve ekonomiye fayda sağlansın.

Ancak ağaçların tahrip olduğu bölgelere yenileri dikilsin.

Bilecik’te bu yapılmamış.


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.